|
"Nokta"ndaki Kudret
Ahmed Hulûsi

Sır, “nokta”ndaki kudrette!
Sende bunu açığa çıkarttığında yağmur gibi üzerine düşmeğe başlar
çevrenden iftiralar, yalanlar saptırmalar, karalamalar! Belâlar
iner üzerine!
Seni ve senden açığa çıkanı ÖRTMEK içinin! Lâyık olmayanlar,
senden açığa çıkandan uzak dursun diye!
“Nokta”ndaki kudret, yeryüzünde insana bahşedilmiş tek ve
en değerli şeydir! Ancak pek az kişide açığa çıkartılan bir değerdir.
“Değerlidir bu şey” dendiğinde, onun için yaratılmamış
olanlar da bir anda o değerli şeyi elde etmek için ona yönelirler...
Oysa korunması ve lâyık olmayan ellere geçmemesi gerekir onun!
Bu yüzden de birileri harekete geçirilir ve ehil olmayan insanların
o çok değerli ilimden uzaklaşmaları için, ilim kaynağına her türlü
çamur, iftira atılmaya, yalanlar uydurulmaya başlanır!
Yaradılışı dedikodu ile ömür tüketmek veya evcilik oynayarak
senaryodaki kulluklarını tamamlamak üzere olanlar, konunun bu yönüne
eğilerek, esastan, ilimden koparlar ve böylece dünyaya dönük yaşantılarına
devam ederler!
“Nokta”sındaki kudrete ermiş olanları, dışardan bakanlar,
ateşe atılmış olarak görürler! Oysa ateş içinde selâmettedir onlar!
Çünkü “hasbiyallahu...” sırrı vardır onlarda! Ateş onlara
ulaşmaz!
Bilirler kendilerine ateş atanları, nedenlerini; bilgileri belgeleri
vardır ellerinde, ama dönüp bakmazlar bile geriye!
Onlar “nokta”larındaki sırrın getirisiyle, seyr hâlindedirler
olup biteni!
Onlarda “M” kalkmıştır! “N” ile seyrederler
âlemi!
Atılan ateşler “M”ye ulaşır ancak! “M”si
kalmamışların azabı kalmaz!
Kudret nazarıyla seyrederler hikmet yurdunu!
Belânın da, yalanın da, iftiranın da, saptırmanın da hikmetlerini!
“Nokta”sındaki kudretin ehli olarak yaratılmış olanlar, yalan,
dedikodu, iftira, gıybet gibi şeylerle uğraşmazlar; bunun yerine
kendi hakikat noktalarına ermek yolunda mücahede edip, nefslerini
tezkiye etmeye, arınmaya, takvaya ağırlık verirler!
Bu sırrın ehli olarak yaşamak üzere yaratılmamış olanlara ise
dedikodu, yalan, iftira, gıybet, kısaca dünyalarına dönük her şey
kolaylaştırılmıştır. Ömürleri başkalarının hâlleriyle uğraşmakla
son bulur; kendi hakikatlerinden ve getirisinden mahrum olarak!
Tarihte, kim insanlara hakikatin ilmini açmak üzere gelmişse,
hemen onun getirdiğini örtmek ve ehli olmayan insanları o
hakikatten alıkoymak için faaliyete geçen birileri de yaratılmıştır!
Onlar hakikatlerinden örtülü bir şekilde yaşarlar ve başkalarının
da o hakikatten perdeli kalması için ne gerekiyorsa yaparlar.
Zira kullukları, ehil olmayan insanları “nokta”larındaki kudretten
mahrum bırakmak üzere ne gerekirse onu yapmaktır! Böylece Deccaliyete
hizmet verirler... Akı kara, karayı ak olarak tanıtmak üzere!
Onların kulluklarının bu hâl üzere olduklarını seyreden, hakikat
ehli ise onlarla muhatap olmazlar ve gocunmazlar dahi! Çünkü bilirler
ki, ehil olmayanların o muhteşem nurdan, “nokta”daki kudretten
uzaklaşmaları için sistemde bu gibilerine gerek vardır!
“Selam üzerinize olsun”, derler ve “nokta”larındaki
kudretle seyirlerine devam ederler!
Ne muhteşem olaydır “nokta”daki kudretle, “M”siz,
“N”lileri seyretmek!
“M”si olmayan şöyle demişti:
“Dünya-N-ızdan bana üç şey sevdirildi”!
Cehennem ateşinin yakmaması, kişinin “M”sinden
arınmasıyla mümkündür!
“Nokta”sındaki kudreti yaşaması “M”sizliğiyle
başlar!
“EviM”, “arabaM”, “bedeniM”
türü bilinci bürümüş tüm “M”ler sayısız perdelerden
bir perdedir!.
“M”lilerin dünyası ise yalnızca bir “oyun ve
eğlence” ortamından başka bir şey değildir “nokta”larındaki
kudret ile yaşayanlar için...
Bu yüzden de, “dünyaN” vardır onlar için...
Sayısız esma özelliklerinin açığa çıkması için yaratılmış “M”
kullukları!
Elbette örtülmeli “Nokta”daki kudret bunu yaşama amaçlı
yaratılmamışlara!.. Bunun için de elbirliği yapmalı “M”
kullukları!
Ta ki, “nokta”daki kudretin yaşamı için var olmamış olanlar,
o hazineden uzaklaşana kadar!
“Kullarından bir kısmını yaratmıştır cehennem için.” Onlar
hakikati örtmenin sonuçlarını yaşayacaklardır dünyalarıNda... Ebeden!
“Kullarından bir kısmını yaratmıştır cennet için”!.. Onlar
hakikate iman etmiş olmalarının ve bu imanın gereği olan yaşantıyı
açığa çıkarmanın sonuçlarını yaşayacaklardır dünyalarında...
Ebeden!
“Ulâikel Mukarrebûn”!.. “Allah” adıyla işaret olunanın
esmâsının özelliklerini “Nokta”larındaki kudret ile seyir
hâlinde olanlardır onlar! “Onlar senin kullarındır; ne dilersen
onu yaparsın” diyerek.
Bilim yollu, “nokta”daki kudretin kokusunu alanlar, “secret”
adı altında insanlara bunu pazarlamaya kalkmışlar...
Tasavvuf yollu bunun kokusunu alanlar, bu kokuyla “M”lerini
besleyip, kokunun ayrıcalığıyla kendilerini başkalarından üstün
görme gafletine düşerek, onlara hor gözle bakmaya başlamışlar; böylece
de “nokta”larındaki kudretten perdeliliği yaşamaya başlamışlardır!
Evcilik oynamaktan kendini kurtaramadığı için, hakikatin ilmine
hizmet edenlere sırt çevirenlerin basiretlerine geçirmiş olduğu
perdeyi, başkasının kaldırması asla mümkün olmaz!
Işık varken zulmeti seçip; sonsuzluğa kanat açmak varken yarasa
misali karanlık bir “M”de yaşamak kimine göre ne hüzün verici
bir yaşam şekli!
Hakikatin olan “nokta”ndaki kudrete iman hâlinin senden
açığa çıkması, “M”lerin olduğu sürece asla mümkün
olmaz! “N” gözün asla açılmaz!
Stringler âleminde farkedilmeyen gerçek, bu boyutta “olabilirlik”in
asla mümkün olmadığıdır! Çünkü, “NOKTA”daki şuur, yani “ilim”
âlemlerin yani stringlerin hakikatidir!
“HASÎB” isminin işaret ettiği anlam, sünnetullah’ta “olabilirlik-ihtimal”in
asla söz konusu olmadığı gerçeğidir!
“Nokta” olan “Mutlak BEN”, insan adı altında, beyin ile
“M”e bürünmüş ve böylece dünyası oluşmuştur!
“Esma terkibi” diye geçmişte adlandırdığımız, beyin kabiliyet
ve istidadı ile “M”lenen “nokta”, buradan, yapı elverdiğince,
kendindeki kudreti açığa çıkartmaktadır her an!
Bu yüzdendir ki, “M”lilerin dünyası bellidir! Değiştirilemez!
Evcilik oynamak için yaratılmış olanı baskıyla hakikat ehli yapamazsın!
Baskı kalktığında kendi “M”sinin gereklerini ortaya
koyacaktır!
Onun için demiştir ki sahabe, “Ya Rasûlullah, senin yanındayken
neredeyse melekleri hissedeceğiz ama yanından uzaklaşınca dünyamıza
dönüyoruz”!
Dünyasından geçemeyenin hakikat ilmi dedikodudan öteye
geçmez! Dedikodu sohbetleriyle de hakikat yaşanmaz!
“Nokta”ndaki kudret için yaratılmışsan, sana, evcilik oynamaktan
vazgeçip, “M”nden arınıp; dedikodu, gıybet, yalan, dolan,
iftira dünyasından uzaklaşıp, Hakikat ilminin kemaliyle âlemleri
ve Allah kullarını seyretmek kolaylaşacaktır.
Bu amaçla var olmamış isen, “M”li dünyanda, her
an bir önceki senden açığa çıkanların sonuçlarını yaşamakla ömrün
basiret körü olarak devam edecektir!
“M”lerin dünyası yüzünden “nokta”daki kudretten
mahrum kalmayanlara ne mutlu...
15 Kasım 2007
www.ahmedhulusi.org
|