|
SİSTEMİN SESLENİŞİ
Ahmed Hulûsi
Dostlarım...
Bu kitabımda okuyacaklarınız, orijin olarak internetteki
web sayfamızda yayınlanan haftalık “Sistemin Seslenişi” köşesindeki
yazılardan oluşmuştur.. Bu kitapta onları yazılış tarihi yerine,
birbirini takip eden konular sıralamasıyla size sunuyoruz.
Uzun yıllar yaptığım araştırmalar sonunda edindiğim
kanaâtler Allah’ın lûtfu inâyetiyle İslâm Dini’ni ve Hazreti Muhammed
Mustafa Aleyhisselâm’ı bambaşka bir pencereden seyretmemi sağladı...
Bu bakışla, günümüzün pek çok sorununun çözülebileceği gerçeği karşıma
çıktı...
Eğer iyi niyet ve samimiyetle bu bakış açısını
paylaşabilirsek, göreceğiz ki, yanlış anlama ve değerlendirmeden
doğan pek çok sorun ortadan kalkacak ve biz yepyeni ve çok farklı
bir İslâmiyet ve Kur’ân anlayışıyla yüz yüze olacağız.
“Tanrı” kavramı ile “ALLAH” isminin işaret ettiği
anlam arasında ne kadar büyük uçurum varsa; aynı şekilde, “PEYGAMBER”
kavramı ile “RASÛL” kavramı arasında da o kadar büyük fark vardır
ki, bu kitapta okuyacağınız çok önemli konulardan biri de o dur...
Bunun yanı sıra, daha bir çok konuda, bugüne kadar
anlatılagelenlerden çok daha farklı gerçeklerle yüz yüze geleceksiniz
bu kitapta... Meselâ, Kur’ân-ı Kerim’i “RÛHU”yla “OKU”mak kavramı
gibi...
Bu kitapta bulacağınız konuların pek çoğu daha
önce değinilmemiş, bana özgü değerlendirmeleri içermektedir!.. Belki
varoluşumun özel nedeni!..
Elbette ki, sizler, bu değerlendirmeleri paylaşmak
zorunda değilsiniz!. Ama en azında, konulara böyle de bakılabiliyormuş
genişliğine ve hoşgörüsüne ulaşacağınızı umarım...
Şâyet anlatmak istediklerimi sizlere farkettirebilirsem;
“ALLAH Adıyla İşaret Edilen”e...
“Rasûl” vasfıyla tanımlanana...
“Âhiret” kavramıyla anlatılmak istenene...
“Salât” kavramıyla yaşanılması talep edilene...
Kur’ân-ı “RÛHU”yla “OKU”mak şuurunun nasıl olacağına...
Hz. Muhammed (aleyhisselâm)’ın ve getirdiklerinin
nasıl “EVRENSEL” olabileceğine...
Evrene, uzaya, çevrenizdekilere ve özünüzdekilere
umarım çok daha farklı bakacaksınız.
Bu kitapta açıklamak istediklerime ek olarak şunu
da tekrar vurgulamak mecburiyetinde kalıyorum ki;
Bu konuları çok yıllardır araştıran bir “düşünür”
olmaktan başka hiçbir vasfım ve etiketim yoktur!.
Benim kendime özgü bir yolum ve takipçilerim olamaz
ve olmamalıdır!. Herkes kendi aklıyla, –isterse belki açıklamalarımdan
da yararlanarak- kendi yolunu çizip, sonuçlarına da katlanmalıdır.
Benim adıma konuşacak hiç kimse mevcut değildir;
ve hiçbir zaman da olamaz!...
Benim yazdıklarımı kendi anlayışı kadarıyla çevresiyle
paylaşanlar ancak kendi adlarına konuşabilirler... Kimsenin söylediği
ve yazdığı beni bağlamaz!. Herkes, yazdıklarımdan ancak kendi anlayışı
kadarını ve yorumunu nakledebilir başkalarına; ben ise yalnızca
kendi yazdıklarımdan mesûlüm!.
Taklit, biline ki insanlık onurunu ve mertebesini
inkâra kadar uzanan çok büyük bir yanlıştır.
Hz. Muhammed (aleyhisselâm) taklit edilmek için
değil, anlaşılıp gereği uygulanmak için gelmiştir!. O Zât dahi taklit
edilesi değilse, başkalarını taklit hepten en büyük yanlış olur!.
İdrâk edemediğin yerde, inandığın fikrin gereğini
yap; ama onu sorgulamaktan da asla geri kalma; ki o fikrin ilmine
ulaşabilesin.
Dostum...
Lûtfen şunu sakın aklından çıkarma...
Yarın ölümle geçeceğin boyutta, mâzeret kavramı
kesinlikle mevcut değildir; ve ayrıca tekrar dünyaya dönüp, bu defa
elde edemediklerini kazanma şansın da asla olmayacaktır... Yalnızca,
bu defa burada yaptıklarının sonuçlarını otomatik olarak yaşayacaksın
o boyutta!..
Ebedi olarak burada bırakacakların ne kadar önemli
senin için?
Ebedi olarak birlikte bulundurmak istediklerin
ne kadar önemli senin için?
Tercihini bu konuyu iyi değerlendirmek sûretiyle
yap ki, ondan sonra geri dönülmez pişmanlıklar içinde yaşamayasın
ebeden!.
Umarım fıtratında-nasibinde vardır bunları değerlendirmek
ve bu kitap da sana pek çok yeniliklerin güzelliklerin ulaşmasına
vesile olur.
Allah, “selâm” ismiyle açığa çıkarsın güzelliklerini
hepimizde!..
devam
|