|
Soru -“Sarı boya Müslümanların, kırmızı da müminlerin boyasıdır ...” Hadisini biraz açar mısınız?... Üstad: -Sarı ile kırmızıyı yanyana koyduğunda hangisi daha dikkat çekicidir?... Bana göre kırmızı... Müminin nûru, müslümanın nûrundan daha güçlü ve dikkat çekicidir anlamında bir benzetme... Soru: -Allah'ın Ahadiyeti ve Ekberiyeti.... Öz'e yakınlık ve kapsam itibariyle nasıl bir değerlendirme yapabiliriz?.. Teşekkürler.. Üstad: -Ahadiyeti öz olarak düşünmek büyük bir yanılgıdır. Ekberiyeti,yaradılmışa göredir. Ahadiyeti’nden sözedildiğinde tüm kavramlar düşer; öz-dış gibi tanımlar düşünülmez. Soru: -Tecelliyat kitabında kendilerine kimse ses etmeden gerçek yolu bulmaktan bahsetmişsiniz Bunu biraz açar mısınız?.. Üstad: -Fıtraten Risâlet kemâlâtıyla gelenler..Fıtrat olarak Tek’ten çoka bakmak istidadına sahip olarak dünyaya gelen zatlar, fıtratlarındaki bu özelliğin açığa çıkmasıyla kendilerindeki hakikatı yaşayabilirler; aldatıcı dünya değerlerinden ve şartlanmalarından arınabilirler, diye anlıyorum... Soru -"Allah vardı; ve Allah 'tan başka birşey yoktu". Ve "Allah'ın ARŞ'I su üzerinde bulunuyordu", Hadisini açıklar mısınız? Teşekkür ederim. Üstad -Bu konu kitaplarda yazılı... yalnız "su"yun tasavvuf lisânında ilim olarak algılandığına dikkati çekmek isterim... Buna göre düşünün... Soru -Şehâdet, "HÛ"ya bağlanırsa, o şehâdetin izahı yapılabilir mi?.. Şayet yapılamaz ise Allah nasıl şehâdet eder?.. Üstad -Şehâdet kesrete ait bir kavramdır... Kesret sûretlerinden şehâdet etmektedir... "Atan bendim" deki gibi...”HÛ” ya yapılmayan şehâdetle tenzihiyet olmaz. Soru -Cenâb-ı Hak’kın sıfatları arasında nisbî bir üstünlük var mıdır? Üstad -Üstünlük değil; bize göre, öncelik sözkonusudur... Soru -İman nûrunun insanı Cennet’e ulaştırması yanında, kişinin mertebesini tâyin etmedeki faktörü nasıl yorumlanmalıyız?.. Üstad -Ölüm anından sonra, iman nûru artmaz veya azalmaz... Dolayısıyla kişi, iman nûru kadarıyla şefâatten faydalanır ve Cehennem’den çıkıp; iman nûru kadarının karşılığı olarak Cennet boyutunda yaşar... Soru -Nisâ sûresi'nin 100. Âyeti "Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur,genişlikte bulur...." diye devam ediyor. Buradaki “Hicret”ten kasıt nedir?. Teşekkürler... Üstad -Benim New Jersey'e gelmem!... Burası hayli geniş ve ferah!... Soru: -Ümmül Kitap, Sıfat tecellisine işaret ederse, tecelli olarak Kur’ân ‘dan farkı nedir.?.. Üstad -“Ümmül Kitap” ,Esmâ mertebesinin zuhûru-Allah'ın yarattıklarıdır; Kur'ân, o yaratılanları ve sistemi anlatandır!... Soru -Hedef Allah’a ulaşma ise, iman kavramını sıratı mustakim olarak değerlendirebilir miyiz?.. Üstad -Herkesin Allah'a ulaşması bir değil, birbirinden farklıdır... İman, Cennet’e giden yol için gereklidir... Allah'a erenler ise îkân sahipleridir!... Soru -Üstadım İNSAN-I KÂMİL'in, 99 ismin mânâsını eşit kullanması beynin yüzde yüzünü kullanması demek mi? Üstad -İnsan-ı Kâmil’in dahi beynin yüzde yüzünü kullanabildiğini sanmıyorum... Bunun bir kaç sebebi var!... Soru -Rüya âlemi, misâl âleminin bir parçasıdır. Rüya âleminde gelişen olaylar belirli rumuzlarla anlatıldığına göre, bu rumuzları değerlendirmedeki yöntem nasıl olmalıdır.?.. Üstad -Rüyada görülen sûretler bize dışarıdan gelmez... Aynı, ilhamın bitişik yatakta yatan iki kişiye geldiğini düşünelim... Birisi beyin verilerine göre başka sembollerle görecektir o mesajı, diğeri başka... Gün içinde, aynı astrolojik etkileri alan insanlar, nasıl farklı duygular hissediyorlarsa; bu da beyin açılımlarında ileri geliyorsa... Aynı şekilde rüyada görülen semboller de o kişinin veri tabanına göre sûretlenir!... Bu sebeple rüya yorumu, sezgi yollu rüyayı gören kişiyi OKUMAKTAN geçer!... kanaatindeyim... Soru -Mânevi yanmanın maddi yanmaya nispetle daha uzun sürmesindeki sebebi nasıl izah edebilirsiniz.?.. Üstad -Maddi yanma, hücre yenilenmesiyle geçer; evlâdını kaybeden bir annenin yanması neyle ve ne kadar zamanda geçer?... Soru -Allah’ın iki elinin olmasının, bir anlamda enfüsi ve âfâki boyutlar şeklin de kabul edebilir miyiz.?.. Üstad -İki el, İLİM ve KUDRET sıfatlarıdır... İLMİ, bâtın; Kudreti da zâhir -açığa çıkış- olarak değerlendirebilirsin belki; ama tam anlamıyla kapsamaz!...Enfüs ve âfâk ,izâfi yani göre’dir!. Soru -İsim, işaret edilenin Zât’ına işaret etmesi yönüyle, sıfattan daha kapsamlı olmuyor mu?.. Üstad -İsim, yalnızca işarettir!... İsim, "var"a işaret eden "yok"tur!... Soru -Nebî ve Rasûl’lerde buluğ çağından önce görülen olağan üstü hâller nasıl açıklanabilir.? Üstad -Fıtrî istidat gereği meleki kuvvetlerin açığa çıkışı... Soru -Önceki konuşmalarınızda Hz İsa'nın yahudi olduğunu söylemiştiniz, ve Yahudilerin yanlış anladıkları şeyleri düzelttiği için yeni bir din getirmediğini belirttiniz. Bu, Hz Musa'nın teşbih anlayışını ortaya koyduğunu gösterir mi?.. Üstad -Hz. İsa’nın düzelttiği yanlış, insanların kendilerini yalnızca tenzih görüşüyle kayıt altına almaları... Din, “Sistem” demektir... Yeni bir sistem getirmemiştir bu yüzden de ...Sisteme yeni bir bakış getirmiştir Yahudilere.. Soru -“İtimat ettiğini DOST seçebilirsin, ancak DOST seni itimattan arındırandır.” Bunu açar mısınız ? Teşekkür ederim Üstad -Bu hayli derin bir konu... Senin kabul etmen başkadır; kabul edilmen başkadır; bu bir... İkincisi... DOST, ALLAH'tır yalnızca!... Bunun ne demek olduğunu idrak edersen; Allah dilediğini yapar hükmünü de bir sâlise aklından çıkarmaman gerekir.... Ötesini yazamam... Sen düşün bu işin sonu neye varır... Soru -Hz Âdem ve Hz. Havva hata işledikten sonra "Rabbimiz nefislerimize zulmettik. Bizi bağışla..." diye dua etmişlerdir. Onlar gerçekten böyle dua etmişler midir, yoksa bu mânâyı yaşamışlar mıdır?.. Teşekkürler.. Üstad -Geçen gün, Kur'ân ‘da anlatılan bu olayların, bir yaşam sonucu erişilen idrâkın dile gelişidir; diye anlatmıştım... -Şimdi HERKESE SORUYORUM... Şu anda çektiğiniz gerçek TESBİH veya DUA nedir farkında mısınız?... BİLİYOR MUSUNUZ?... Günlük yaptığınız dua ve zikirleri sormuyorum; bunu anlamışınızdır herhalde... Neyse siz bunu düşünedurun... * * * |