|
KENDİNİ TANI
Ahmed Hulûsi
Değerli dostlarım,
Bu kitabımızda sizlere "Tasavvuf"un konularından
sözetmeye başlayacağız.
Daha önceki yazılı, sesli ve görüntülü yayınlarımızda
islâm Dini’nin insana iki yönlü çalışma önerdiğini açıklamıştık.
Dünyada insanın varoluşunun iki ana sebebi vardır:
1-Ölümötesi sonsuz hayatın değişik boyutlar halinde
devam edecek şartlarına, biyolojik beyni en iyi şekilde değerlendirmek
suretiyle hazırlanmak.
2-"Nefs"ini tanıyarak "RABB"ını bilmek ve böylece
hakikatin olan ALLAH`a ermek!.
1.şıkkı daha önceki yayınlarda detaylı bir şekilde
açıkladığımızı düşünerek bu ve bundan sonra yayınlamayı tasarladığımız
iki kitapta insanın "mânevi hayatıyla" ilgili konuları izah etmeye
gayret edeceğiz.
Düşünerek, sorgulayarak, araştırarak ve öğrendiklerinin
gereğini tek tek yaşamında uygulayarak geçen 30 küsur yıldan sonra;
edindiğim bilgileri, bulguları ve deneyimi, Rasûlullah (aleyhisselâm)’a
hizmetim, insanlığa borcum anlayışıyla sizlere ulaştırıyorum.
"Okur" - "yazar" bir "düşünür", olmamın dışında,
hiç vasfım, ünvanım yoktur!.
Kim, bize mürşitlik, şeyhlik, hocalık, önderlik,
liderlik ve bu gibi pâye yakıştırırsa, bu o kişinin kendisini aldatan
zannı ve tasavvuru dolayısıyladır!... Biraz da Din ve tasavvuf konusundaki
cahilliğindendir.
Benim dinim, Muhammed Mustafa (aleyhisselâm)’ın
Dini`dir!.
Benim mezhebim, Muhammed Mustafa (aleyhisselâm)’ın
mezhebidir
Benim tarikatım, Muhammed Mustafa (aleyhisselâm)’ın
tarikatıdır!..
Benim meşrebim, Muhammed Mustafa (aleyhisselâm)’ın
meşrebidir inşâallah!..
Kısacası;
Ahmed Hulûsi, MUHAMMEDÎ`dir!.
Elden geldiğince "oku"-"yazar" ve "düşünürdür"!...
Ve düşündüklerini, arzu edenlerle paylaşandır; işte hepsi o kadar!..
Dostlarım,
Lûtfen elinizden geldiğince hakikatı araştırınız
ve yarın size hiç bir faydası olmayacak "dedi-kodu"yu "gıybeti"
derhal terkediniz!.
Neyinize gerek insanların hâlleri, yaşamları!..
Siz, geleceğinize ışık tutacak fikirlerle, düşüncelerle ilgilenin!.
Siz bu dünyaya başkalarının neler yapıp neler yapmadığıyla
uğraşmak ve onları yargılamak üzere gelmediniz!.
Zaten hepimiz bu dünyada yaptıklarımızın cezasını
tam hakkıyla göreceğiz!. Bundan kesinlikle kuşku duymayın!. Çünkü
sistem, bir mekanizma olarak yürürlüktedir.
Herkes yaptığının sonucuna katlanacaktır!.
Öyle ise, bırakın insanların yaptıklarıyla kafanızı
meşgul etmeyi!. Başkalarının kulvarlarıyla ilgilenip yol almaktan
geri kalacağınıza; kendi kulvarınızda olabildiğince ileriye gitmeye
çalışın!.
Biliniz ki, İNSANLAR FİTNEDİR; yani imtihan vesilesidir!.
Onlardan Rabbinize, Melîkinize ve İlâhınıza sığının!.
Şu âyeti kerimeye çok dikkat ediniz:
"Kul;
eûzü bi`RABB`in nâs;
MELİK`in nâs,
İLÂH`in nâs,
min şerr`il vesvâsil Hannas,
elleziy yüvesvisü fiy sudûr`in nâs,
min el CİNNETİ ven NÂS!."
Hemen hepinizin bildiği "NÂS"="İNSANLAR" sûresinin
yorumuna girmeyeceğim burada elbette... Ancak, konumuzla ilgili
olarak son âyetindeki çok çok önemli bir noktaya, değerli bir arkadaşım
istediği için dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bu sûrenin son âyetinde, hiç bir sınırlama ve ayırım
yapılmaksızın şöyle uyarılmaktayız:
"Bütün görünmeyen varlıklardan; ve İNSANLARDAN
sığınırım!." de... "RABB`ıma, MELİK`ime ve İLÂH`ıma!."
Tek şansımız olan şu kısacık dünya yaşamını, Hakikatı
kavrayıp gereğini yaşamak ve ölümötesi boyuta hazırlanmak yerine;
insanların dedi-kodusuyla harcarsak, sonuçta çok çok yazık olacaktır
bize!.
"İNSANLARDAN sığınmak" demek, "onların bizim için
oluşturacağı fitne yani imtihanlardan sığınmak", demektir!.
"İNSANLARIN hakikatı olan ALLAH`ı" göremeyerek,
onlara kötü davranmak, hakkını yemek, dedi-kodu ve gıybetini yapmak,
iftira etmek; kısacası, yüzünü çevirdiğin her mahalde ALLAH`ı değil
İNSANLARI görmek, Allah`a sığınılması gereken en önemli belâdır!..
İşte "tasavvuf" çalışmaları ve terbiyesinin çok
önemli bir amacı da insanı bu en büyük belâdan; perdelilikten korumaktır...
Bu yüzdendir ki "tasavvuf" en değerli konudur!.
Allah nasip ede...
Kolaylaştıra...
Muvaffak ede!..
devam
|