|
HOLOGRAFİK BAKIŞ
Ahmed Bâki
“Evren” ve “insan”ın anlaşılmasında, görünen veya
varsayılandan çok daha farklı bir gerçeklik olgusunun farkına varılmış
olması, bilimsel gelişmelere tarihinin en muhteşem ufkunu açmıştır.
Henüz geniş kitleler tarafından bilinmese dahi, bilimin çağımızda
ortaya koyduğu bu yeni model, düşünen insanı yepyeni anlayışların
eşiğine getirmiştir ve insanlık boyutunda önemli gelişmelere öncülük
edecektir.
Modern bilimin bulguları, şimdiye kadar bakışını
genelde birbirinden ayrı ve bağımsız varlıklar kabulüne göre geliştirmiş
olan insan bilincini, artık bu alışkanlığını terkederek “birlik”
ve “bütünlük” anlayışına doğru bir sıçrama yapmaya yöneltmektedir.
Bu gelişmelerin en heyecan verici yanı ise, özellikle Fizik, Nörofizyoloji,
Genetik gibi evreni ve insanı inceleyen bilim dallarının açtığı
yeni ufuklarda Tasavvuf öze erenlerinin izlerinin farkedilmeye başlanmasıdır...
Klasik Fizikte uzun yıllar maddenin yapı taşının
“atomlar” olduğu öğretilegelmişken, bugün artık Modern Bilim de,
tıpkı yüzyıllardır Tasavvuf’un vurguladığı şekilde açıklamaktadır
ki, maddenin esas yapı taşı “bilinçtir”. Atomaltı düzeydeki titreşim
ve zerreciklerden itibaren herşeyi meydana getiren, evrensel bilinçtir
ve bilinci işin içine katmadan evrenden bahsedemeyiz. Dolayısıyla,
insan ve evren aynı bütünün tezahürleridir ve özde birdir.
Bu temel gerçeklik yanısıra, gördüğümüz tüm bu
varlığın holografik düzenlenmiş bir yapı olduğuna ve insan beyninin
holografik esaslara göre çalıştığına dair bulgular, birçok bilinmezin
açıklamasının kolay hale gelmesini sağlamıştır. Bu sayede, geçmişte
mecazlar ve benzetmelerle farkettirilmeye çalışılan sırlar, hakikatler
yansıra Allah’ın tekliği, kadere iman, ölümötesi yaşam gibi dinin
temel gerçeklerinin açıklanması ve çeşitli bağlantıların kurulması
da kolaylaşmıştır.
Holografik olarak düzenlenmiş bir evreni, holografik
esaslara uygun şekilde çalışan beyinlerimizle algıladığımıza göre,
o halde, doğru değerlendirmelere ulaşabilmek için yapmamız gereken
şeyin de, yaşama bakışımızı, yani düşünce ve değerlendirme sistemimizi
de bu holografik esasa uygun şekilde yeniden yapılandırmamız olduğu
kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
devam
|