arkadaşıma gönder | favorilerime ekle | açılış sayfam yap

GİZ'li Gülşen
Ahmed Bâki

yazıyı büyüt: 12pt | 14pt | 10pt

  metni yazdır

Et Beyinliler

~ 103 ~

Uzunca bir aradan sonra güneşin parlak ışıkları yeniden üzerimize vurmaya başladı.

Aksaçlı Bilge’nin, “Okyanus Ötesi”ndeki köyünden, okyanus berisindeki köyümüze teşrifi ile mevsim denk düşmüş; Gülşenimiz'deki goncalar coşmuş, güller en şımarık günlerini yaşamaya başlamıştı yine, her biri bir renkte açarak... Bahar tüm güzelliğiyle sarmıştı Olympos dağının eteklerini...

İkindiden sonra rengârenk bahçemizde güllerin ve karanfillerin hoş kokuları arasında gezindik bugün biraz, sohbet ettik, köylerimizden bahsettik.. Denizi, dağları ve günbatımını seyrettik birlikte. Hava kararıp ta doğa kendine dönünce, yıldızlar bir bir parlamaya başladı... Seyre koyulduk biz de onları, uzaklardan, sessizce!

Bir an düşüncemden geçenleri sıralamak isteğiyle söze girecek oldum ki, döndü ve ışıltılı tebessümüyle “yaklaş” dercesine gözlerimin içine bakarak; “okudum” dedi konuşmadan, “aklından geçenleri”! Ve sonra göğe yöneldi! Başımı kaldırıp ben de göğün karanlığında daldım yıldızlara ardından...

Usulca devam etti sözlerine:

“Mahlûk, bakıyor...

Uzayda dolaşan kitle!... Burçlar, diyor; yıldız, diyor; gezegen, diyor; uydu, diyor! Bunlar, cansız-şuursuz şeyler; diyor!

Mahlûk, bakıyor uzaydan Dünya’ya; kıpırdayan et parçaları, diyor! Et parçalarının içine bakıyor, “et beyinliler”, diyor!

Bilemiyor uzaydaki mahlûk, “et beyinli”lerin beyin içre dünyalarını!

Bilemiyor Dünya’daki mahlûk, yıldız ya da gezegen adı takılmış birimlerin “iç dünyaları”nı; “taş kafalı”lar diyor!

Mahlûk ne bilsin gördüğünün ardına geçmeyi!... O gördüğüyle kayıtlanıp buna göre yaşamak ve hüküm vermek için yaratılmış! Ötesine geçemez!. İster “taş kafalı”, ister “et beyinli”!

Mahlûk suretine bürünüp, herhangi bir “isim”le kendini etiketleyen ise seyreyler tüm mahlûkatı, canlı-şuurlu ve kendi dünyasında dünyalarıyla yaşayanlar olarak!.

Taş kafalılara göre, et beyinliler!... Et beyinlilere göre, taş kafalılar!...

Taş kafa” ya da “et beyinli”lerde sayısız hünerlerini seyreyleyen, onların değer yargılarından da beri olan!…”

Zordu bütün bunları kavrayabilmek bir anda! Kendi kendimi sorgulamadan edemedim o an:

“Tanı kendini, hangisisin?.. Cansız ve şuursuzların olmadığı bir evreni seyreyleyen mi; kendi gibilerini canlı-şuurlu kabul edip, kendi gibi olmayanları cansız-şuursuz sayanlardan mısın?

Cansız ve şuursuz hiçbir şey yok” diyebiliyorsan, bunun sonuçlarını da düşünebilecek kadar kapasitesi olan “et beyinli” misin?..”

31.05.2002

önceki | konular | sonraki

arkadaşıma gönder | favorilerime ekle | açılış sayfam yap

1994-2007 ® Ahmed Baki'nin Tasavvuf ve Bilim Web Sitesi
© Yayınlarımızın telif hakkı yoktur. Allah ilmine karşılık alınmaz.