English | Deutsch | Français | Español | Pусский | Polski | Nederlands | Shqip | Kiswahili | Türkçe

YENİLEN!

Yenilenebilmek için YENİLEN'i OKUyun!

 

"Tasavvuf ve Modern Bilimin açıklamaları ışığında
düşünsel derinliğiyle İslâm Dini..."

açılış sayfam yap

favorilerime ekle

arkadaşıma gönder

 
Karşılıksız Paylaşım

Hiçbir eserimiz için telif hakkı talebimiz yoktur.

Tüm yayınlarımız, Hazreti Muhammed (aleyhisselâm)'ın "Allah" ismiyle neyi bildirip açıkladığının öğrenilmesi ve "Din" denilen sistemin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tamamına ücretsiz olarak ulaşabilir, YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilminin karşılığı alınmaz.

Gavs-ı Azam Abdulkâdir Geylânî
GAVSİYE AÇIKLAMASI

Ahmed Hulûsi

Değerli Okurlarım;

"Tasavvuf"tan gaye, kişinin Allah'ı bilmesi; Allah indinde ve ilminde "yok"luğunu hissedip yaşaması; ve nihayet "ALLAH İsmiyle İşaret Olunan, BÂKÎ"dir hükmünün tesbit olmasıdır.

Yüzyıllarca insanlar, bu gaye ile sayısız çalışmalar yapmış, bu yolda elde ettikleri bilgileri, diğer hemcinsleriyle paylaşmak üzere sayısız eserler vermişlerdir.

Hazreti Muhammed Mustafa (aleyhisselâm)’ın tebliğine kulak veren ve Kur'ân-ı Kerîm’i anlamaya çalışanlar, yaptıkları sayısız çalışmalardan sonra iki ana görüş çevresinde biraraya gelmişlerdir.

A- "ALLAH Adıyla İşaret Edilen”i insanın ve kâinâtın ÖTESİNDE; insanın dışında; bir TANRI gibi kabul edenler.

B- "ALLAH Adıyla İşaret Edilen”i, sonsuz ve sınırsız AHAD olarak anlayıp; Allah kavramı dışında "gayrı varlık" ve hattâ "gayrı" düşüncesi kabûl etmeyenler.

Hazreti Ebû Bekir'den, Hazreti Âli'den, İmam Caferi Sâdık'tan, Cüneyd-i Bağdadî'den, Bâyezidi Bistamî'den, Abdülkâdir Geylânî'den, Ahmed Rufâî'den, Ahmed Bedevî'den, Hasan Şazelî'den, imam Gazalî'den, Muhyiddin A'rabî'den, Abdülkerîm Ciylî'ye kadar isimlerini sayamadığımız sayısız zevât (Allâh cümlesinin sırrını azîz etsin), hepsi de yaptıkları tahkik sonucu, ALLAH'ın AHADİYYETİ konusunda ittifak etmişlerdir. Günümüzde dahi, tahkik ehli bu kanaat içindedir. Çünkü, "Hakikat" tektir ve O'na nazar edenlerin de bu konuda ihtilâfa düşmeleri mümkün değildir.

Hazreti RASÛLULLAH'in söylediklerini kendilerine konu alan diğer bir takım değerli zevât dahi, dinin zâhirini korumak için son derece değerli çalışmalar yapmışlar ve insanların dine yönelmek mecburiyetinde olduklarını çeşitli şekillerde izaha gayret ederek, bu yolda hizmet vermişlerdir...

Allah bu değerli zevâtın hizmetlerini de, niyetlerine göre elbette ki kabûl eylemiştir...

Hâcegân silsilesi diye bilinen ve günümüzde "Nakşibendî"lik olarak tanınan tarikatın önde gelen isimlerinden Hâce Ubeydullah Ahrar, Reşâhat isimli eserin sahibi Sâfi Hüseyin'e şöyle der:

"Günümüzün geçerli din ilimlerinin özü tefsir, hadîs ve fıkıhtır. Bunların da, özü tasavvuf ilmidir. Tasavvuf ilminin de hülâsası ve MEVZU, VÜCUD bahsidir.

Derler ki, bütün mertebelerde bir TEK VÜCÛD vardır; ki o vücûd, kendi ilmî sûretleriyle görünmüştür..."

İster, vahdet-i vücûd; ister, vahdet-i şuhûd; ister şuhûd-u Zât; tasavvuftaki hangi görüş olursa olsun, hepsinin de esası TEK'liktir!..

İşte bu sebepledir ki, bütün tarikatların, (elbetteki tasavvuf tarîkatlarının), konusu "ALLAH'ın TEK'liği"nin anlaşılması, hazmedilmesi ve yaşanmasıdır... devam

Konular

(Okumak istediğiniz başlığa tıklayın!)

arkadaşıma gönder | favorilerime ekle | açılış sayfam yap

1994-2007 ® Ahmed Bâki'nin Tasavvuf ve Bilim Web Sitesi
3.000'den fazla web sayfasında sunulan tamamı ücretsiz kitaplar, kitapçıklar, sesli kitaplar, e-book'lar, sesli ve görüntülü sohbetler, çeviriler, seslendirmeler ve ayrıca sürekli eklenen güncel yazılarla tüm insanlarla karşılıksız paylaşım.
© Yayınlarımızın telif hakkı yoktur. Orijinaline sadık kalmak koşuluyla yazar ve kaynak belirterek her yoldan çoğaltılabilirler.