|
DOST'tan Dosta
Ahmed Hulûsi
"Allah" bilinciyle başlarım!.
Kelime anahtarları, eğer beyinde düşünce kilitlerini
açabilirse, insan tefekkür âleminin sonsuzluğuna kanat çırpar.
Esasen, sonsuzluk için varolan insan, ya şuur boyutunda
kendisini tanıyıp "Sonsuz"a ayna olma huzur ve saadetini yaşayacak;
ya da ilim ve idrak yetersizliği sebebiyle kemâlini şartlanmalara
bırakmış bir halde, "ben bir maddeyim" vehmi ile hücre batağında
mahvolacaktır !.
Özellikle 1968-69-70 yıllarında kâğıda geçirdiğimiz
bu sözler, şayet üzerinde ağırlıklı olarak durulur ve önyargısız
bir şekilde değerlendirilirse, yepyeni ufuklara ve hedef tespitlerine
vesile olabilecektir.
Okuyacağınız cümlelerin çok büyük bir kısmında,
ikiden fazla manâ mevcuttur.
Hatta tasavvufla ilgilenenler, pek çok mertebeden
değişik anlamları bu satırlarda bulabilirler.
Dostlarıma tavsiyem odur ki, bu satırları okurlarken....
Elden geldiğince kendilerini, kelimelerin manâ
denizine salıvereler.
Ne anlam çıkartırlarsa çıkartsınlar, bununla yetinmeyip,
daha değişik manâların da olabileceğini düşüneler.
Zahirden - bâtına, bâtından - ahadiyet hakîkatlerine
kadar her boyuta işaretlerin satırlar arasına gizlenmiş olduğunu
bileler.
Ve nihayet kendilerine ulaşan kelimelerin "DOST'un
SESLENİŞİ" olduğunu hissetmeye gayret ederler.
Biline ki Dostum...
Halktan alıp halka satanlardan, değil; Hak'kın
bağışını ulaştıranlardanız, Elhamdulillah!..
devam
|