|
CUMA SOHBETLERİ
Ahmed Hulûsi
Bir kitapla daha merhaba…
Antalya’da yaşarken bir kaç yıl önce, Cuma günleri
ofise inip, gelen giden, arayıp soran bazı dostlarla sohbetler yapmıştık..
Cuma Namazı öncesi veya sonrası…
Bazı arkadaşlar bu sohbetleri banda kaydetmişler…
Sonra dinlediklerinde de yararlı olduğunu görmüşler.
Çoğunu banda alan Dostum Nevzad Soydan, bunları yazıya döküp bana
yolladı ve bir kitap hâlinde yayınlanmasının yararlı olacağını söyledi.
Bir kaç kişiye daha bu metni yollayıp fikirlerini
sorduğumda, onlar da bu sohbetlerin bir kitap hâlinde yayınlanmasının
faydalı olacağından bahsedince, artık sıra basımına gelmişti.
Anlatacak yeni bir şey kalmadı ama, bu güne kadarki
kitaplarda anlatılıp da yeterli açıklık kazanamamış bir kısım konuların
anlaşılmasına yararlı olur, düşüncesiyle size bu kitabı takdim ediyoruz.
Elbette okuyacak, sonra da her zaman olduğu gibi,
kendi kararınızı kendiniz vereceksiniz, kendi aklınız ve ilminize
göre!.
Zirâ, yıllar içinde gördüm ki, bu düşüncelerin
çok sayıda insanla paylaşımı hayli zor…
18-20 yaşında yanında olduğum merhum Medineli (Beykozlu)
Osman Efendi şöyle demişti:
“İlim avâma yakın olduğu kadar, anlatanın çevresi
kalabalık olur! Ne zaman ki ilim, öze döner ve mertebesi yükselir,
anlayanı da azalır… Pek çok yüksek mertebeli zevâtı ise kendi ailesi
bile tanımamıştır!.”
“Ehil olmayana inci gerdanlık takılmaz” demiş,
himmeti üzerimize olsun Seyyid Ahmed Rufai!… Bizde zaten inci gerdanlık
yok ki!…
Elbette evliyâullah için bu böyle!…
Bizimse zâten fazla bir ilmimiz yok ki, paylaşımımız
olsun insanlarla.
Olan kadarındaki paylaşımımızın ne oranda olduğunu
da, onların bu alandaki uygulamalarından görüp anlıyoruz zaten!
Hoş görün, duanızı esirgemeyin bizden; elimizden
dilimizden gelen ancak bu kadar!..
Bâki Allah!..
devam
|